Aşk..
Kimilerinin birkaç kelime,birkaç cümleye sığdırmaya çalıştığı..Kimilerininse tarifinin mümkün olmadığına inandığı o müthiş duygu..
Ya da,aşk,bir tiyatro..
Bazen tek kişilik bir dram,bazense içindeki karakterlerin birbirlerini çok iyi tamamladığı,izlendiğinde keyif veren,kendinizi içinde hayal etmekten,bu oyunun bir parçası olduğunuzu hissetmekten büyük keyif aldığınız,iki kişilik muhteşem bir gösteri..
Peki ya,aşk,hayatın hareketliliğine gizlenmiş,herkes tarafından keşfedilemeyen,çoğu insanın,yürüme fırsatını hiç bulamadığı bir yol ise ? ?
Kimi zaman içinde kaybolup,yitip gidebileceğimiz bir zifiri karanlık,kimi zaman bir yıldızın ufak bir pırıltısının bile bize,tüm ince ayrıntılarını ihtişamlı bir şekilde sergileyebildiği bir yol..
Bazılarımızın,engellere,canımızı yakan dikenlere rağmen eşsiz güzellikteki güllerle kaplı,acıyı hazza dönüştürmeyi başaran,bu amaç için üzerinde ilerlemekten mutluluk duyduğu..Bazılarımızın bu engellere takılıp,bu sonlara yenilip bir an önce bu doğrultudan uzaklaşmak istedikleri..Bazılarımızın ise cesaretlerini bir türlü toplayamadıkları için asla görmek istemedikleri o yol..
Belki Aşık Veysel'in söylediği gibi uzun,ince..
Ya da kimbilir,Mahzuni Şerif'in dizesindeki gibi,yolun sonunu görebilecek kadar kısa..
Ya sizce ? ?
0 yorum yazılmıştır