« Önceki |

23/7/2007

Renkler

Turuncu renkli limanlarda tattım aşkı

Batmakta olan güneşin turuncusu

Ucu bucağı görünmez sulara bıraktım sevdamı

Olabildiğince dalgalı,göz alabildiğine mavi

 

Bembeyaz umutlarım oldu benim

Senin olmadığın kül rengi akşamlarımda

Bir gün gelirsin diye bekledim hep

Yapayalnız gecelerin lacivert koyuluğunda

 

Leylak rengi düşler gördüm

Her anında sadece senin olduğun

Sanki gerçekmiş gibi çok güzeldi

Açık yeşilin verdiği huzurla dolu

 

Sarıya çalan sözlerim vardı,iyimserliğin sarısına

Pozitifti her şey,çünkü sen vardın hayatımda

Gidişinle birden karardı ortalık

Simsiyah bulutların gölgesi altında

 

Kırmızı bir alev sardı benliğimi

Yokluğunun içime saldığı o ateşte

Geriye tanımadığım bir ben kaldı

Ruhumdan yükselen dumanın grisinde..

23/7/2007

Yaşayan Bir Ölünün Faaline Mektubu

Merhaba,Yine Ben..

 

Kapkara bir hayatın loş bir odasındayım bu gece.Tek ışık kaynağım sigaramın ucundaki kırmızı ateş.İçimdeki karanlıksa hayatımın karanlığından çok büyük aslında.Bu soğuk kalbi biraz olsun ısıtan,artık göremesem de derinliklerinde bir yerlerde hala senin olduğunu hissetmek..

 

Evet sen varsın..

 

Soğumuş kalbimde,

Kaybettiğim aklımda,

Unutamadığım geçmişimde,

Boş bir hayal olan geleceğimde..

 

Sen varsın..

 

Uykusuz gecelerimde

Güneşsiz gündüzlerimde

Çalan tüm aşk ve ayrılık şarkılarında

İçtiğim sigarada,

Yiyemediğim yemekte..

 

Kısacası her şeyde ve her yerde sen..

 

Bu nasıl bir şey biliyor musun? Dikenli bir tel kafese kapatılmış tavşanın ,kafesinin önüne bir havuç konulması gibi..O tavşan o havuca asla ulaşamayacak..Dahası her ulaşmaya çalıştığında bir yerleri kanayacak,yaralanacak..Ama ulaşamasa da o havucun orada olduğunu bilmek hep mutlu edecek onu.

 

İşte ben de tam burasındayım bu hikayenin..

 

Artık olmadığının,ve de hiç olmayacağının farkında olsam da,bir yerlerde nefes aldığını bilmek,mutlu olduğunu düşünmek bile yetiyor bana.Tüm karanlığımın en dibinde,tam ortada bir güneş beliriyor içimi ısıtan,aydınlatan gülümseyişinin hayaliyle..

 

Peki sen bu hikayenin neresindesin?

 

Hiçbir yerinde..

 

Çünkü aşk,artık sadece hayalinle..

23/7/2007

Aşk..

Kimilerinin birkaç kelime,birkaç cümleye sığdırmaya çalıştığı..Kimilerininse tarifinin mümkün olmadığına inandığı o müthiş duygu..

Ya da,aşk,bir tiyatro..

Bazen tek kişilik bir dram,bazense içindeki karakterlerin birbirlerini çok iyi tamamladığı,izlendiğinde keyif veren,kendinizi içinde hayal etmekten,bu oyunun bir parçası olduğunuzu hissetmekten büyük keyif aldığınız,iki kişilik muhteşem bir gösteri..

Peki ya,aşk,hayatın hareketliliğine gizlenmiş,herkes tarafından keşfedilemeyen,çoğu insanın,yürüme fırsatını hiç bulamadığı bir yol ise ? ?

Kimi zaman içinde kaybolup,yitip gidebileceğimiz bir zifiri karanlık,kimi zaman bir yıldızın ufak bir pırıltısının bile bize,tüm ince ayrıntılarını ihtişamlı bir şekilde sergileyebildiği bir yol..

Bazılarımızın,engellere,canımızı yakan dikenlere rağmen eşsiz güzellikteki güllerle kaplı,acıyı hazza dönüştürmeyi başaran,bu amaç için üzerinde ilerlemekten mutluluk duyduğu..Bazılarımızın bu engellere takılıp,bu sonlara yenilip bir an önce bu doğrultudan uzaklaşmak istedikleri..Bazılarımızın ise cesaretlerini bir türlü toplayamadıkları için asla görmek istemedikleri o yol..

Belki Aşık Veysel'in söylediği gibi uzun,ince..

Ya da kimbilir,Mahzuni Şerif'in dizesindeki gibi,yolun sonunu görebilecek kadar kısa..

Ya sizce ? ?

23/7/2007

Sana Yaşadığım

Bir yoldur,derler ya hayata

Benim yolumun başında sen vardın

Yavaşça,her anı hissederek atmak istedim adımlarımı

Yağmurun altında,usulca el ele yürürken

Su damlaları değil,aşkındı beni sırılsıklam eden

 

Ama,korktum sıkılmandan

Hızlandırdım adımlarımı,tempoyu arttırarak

Oysa farkettim ki,sen çoktan başlamışsın uzaklaşmaya

Ben hızlanıyorum derken başlamışım koşmaya

Peşinden,sana yetişmeye çalışarak

 

Tam elini tuttum,ayağım kaydı

Tam yoruldum,tamam,dedim,yanımda belirdin

Bitti artık yeter,dedim,sevdiğini söyledin

Ne yapacağım diye düşünürken çaresizce

Kendimi,kalbimdeki sevgine bıraktım,delice

 

Bir kez bıraktım olmadı,

İkinci kez bıraktım anlamadın

Sürekli dönüüşm sana olan sevgimden değil

Geriye dönüp baktığımda sana,

Yapmadığım şu kaldı,dememekti

 

Ben "keşke" lerden ömrümce nefret ettim

Seviyorum ama keşke,

Keşke şunu da yapsaydım dememek içindi sana olan dönüşlerim

Sevgi varsa "keşke" olmamalı diyenlerden oldum hep

Kararsızlıkların,ne istediğini bilmemen bitirdi beni

Ve,severken bile git dedim sana,içim titreyerek

 

Sana kırgın ve kızgındım,evet,

Ama hiç nefret etmedim.

Çünkü,sen de bilirsin,ölüler nefret edemez

 

Beraberliğimizin son günleriydi,uçurumun kenarı

Sana git diyerek harcadığım son nefes,

O boşluğa attığım tek adımdı..

 

Seni gönderirken,ben o uçuruma atladım

Sen gittin,

Ben bittim...

23/7/2007

Gece..

Yine Gece..

 

Ben yine kendimle ve kağıt kalemimle baş başayım. Bugün bir forum başlığında gördüğüm “Gece mi insanı hüzünlendiren,yoksa insan mı hüzünlenmek için geceyi seçen?” sorusu var içimde.Peki cevap?

 

Gece olmadan emin olamazdım ki cevaptan.Ve beklediğim an da geldi sonunda.İşte GECE..

 

Cevap hiçbiri bence.Ne gece hüzünlendirir bizi,ne de hüzünlenmek için biz seçeriz geceyi.Hesapsız suçlayabileceğimiz tek şey gece bu hayatta.Evet gece suçlu,ama suçu bizi hüzünlendirmek değil,bize içimizdeki bizi göstermek.

 

Kendimize bile açıklayamadığımız şeylerin suçunu yükleriz geceye.Kendimizin üstümüze alamayacağı,kaldıramayacağı şeylerin suçunu.Aşklarımızı,imkansız hayallerimizi,nefretlerimizi,üzüntülerimizi.Peki niye? Çünkü suçlayabileceğimiz başka bir şey yoktur kendimizden başka ve kendimizi de suçlamak ağır gelir bize.Önümüzde hali hazırda bir kurban vardır zaten.Dipsiz,Karanlık,4 Duvar,Başı Boş bir GECE..

 

Günün hengamesinde,çoğu zaman kendinizi kaybedip bilinçaltınıza atarsınız kaçışlarınızı.Ama tüm sesler kesildikten sonra aklınızın ve kalbinizin derinliklerine ittiklerinizin sesi gelir inceden.Duymamazlıktan gelir,dinlemek istemezsiniz.Ama gittkçe yükselmektedir o ses.Her bastırma çalışmanızda daha da büyür.Çığlık olmuştur artık,susturamazsınız.

 

Uyumak istersiniz susturmak için.Sağa dönersiniz olmaz,sola dönersiniz olmaz.Son bir ümitle yastığı kaparsınız kafanızın üstüne.Orada da kurtulamazsınız,ölmek istersiniz çaresizce.

 

Nefret edersiniz her şeyden.Ama en çok da geceden.Kendinizi gösterdiği için size,ve de siz dayanamadığınız için kendinize..

 

Bazı duygular vardır.Hayatta bir kere yaşanır sadece.

 

Bazılarıysa,her gece..