« Önceki | Sonraki »

23/7/2007

Sen Olmadan Önce..

Sen olmadan önce,yağmurun sesi böylesine hoş duygular bırakmazdı içimde.Yağmur kötü şeylerin habercisi olacakmış gibi gelirdi bana.Gece yatağımda yağmurun sesini dinlerken her an kapı çalacakmış da karşımda ağlayan ve kötü haberi güçlükle konuşarak veren birini görecekmişim sanırdım.şimdi her yağmur bana seni ilk öpüşümü hatırlatıyor.Nasılda ıslanmıştık...Gözlerini gözlerime diktiğinde 'BENİ ÖP'diye bakıyordun. Öyleheyecanlıydım ki;bir türlü o ilk adımı atamıyordum.Sonra dudaklarımız buluştu,yağmur aşkımızın tanığı oldu.
YAĞMUR ARTIK ENDİŞE YARATMIYOR BENDE.
Ne zaman duysam yağmurun sesini,mutlulukla kapıyorum gözlerimi ve kendimi senin öpüşlerine bırakıyorum.

Sen olmadan önce,
özlemek korkuturdu beni.Özlem kavuşamama ihtimalini de getirirdi beraberinde ve ben bu ihtimali hiç sevmezdim.Bekleyişlere yüklenmiş aşkların çok acı verdiğini bildiğimdendi belki de.'Birlikte olmak varken,neden özlemlerce yaşansın aşk?' derdim.Sevgiliyi özlemek dayanılması zor bir duyguydu benim için.Yalnız olmak,paylaşacak onca şey varken hiçbirini paylaşamamak delirtirdi beni.itiraf ediyorum,korkuyordum özlemekten.

Şimdi yendim korkularımı!!!!!Özlenen sendin çünkü.Uzakta da olsan biliyorum ki;
gittiğin her yere götürüyorsun beni.Ve ben seni kavuşma anımızın hayaliyle bekliyorum.Sonra dokunuyorsun bana,güneş oluyorsun,hayat oluyorsun.Seni özlemenin ödülünü veriyorsun...

Sen olmadan önce
güvenmezdim kimseye.Güven duygusuna ihtiyacımın olmadığını düşünürdüm.Kime güvendiysem karşılığı hep acı oldu çünkü.terk edişlerin,ihanetlerin yalanların ortasında yaşarken kendimi ve benliğimi koruma adına,onlar gibi solmama adına yitirdim güven duygusunu.Güvenmessem hayal kırıklığıda yaşamayacaktım hiç kimse beni üzemeyecekti.Hiç kimse duygularımı hoyratca,kulanamayacaktı. Ve yaptıkları hiçbirşey beni şaşırtmayacaktı.Şimdi birine güvenmeye duygularımı teslim etmeye ne kadar ihtiyacım varmış anlıyorum.Kaygısızca bir sevdayı yaşamak bir an ötesini bile düşünmeden sadece o anın içinde kaybolmak nasıl da güzelmiş...

Ve sen sevgilim ,varlığınla aşkı nasıl da güzelleştiriyorsun.
Mavi umudum,deli sevdam,YÜREĞİMDESİN...

23/7/2007

Ben../..Sen (Ceyhun YILMAZ)

Ben.. Sen...


Ben seni seviyorum,sen gezmeyi

Senin hep gittiğin yere hiç gidemiyorum ben

 

Öylece durmayı seviyorum ben..

Durup ardından bakmayı..

Sen yürümeyi seviyorsun

Ama arkana bakmadan..

Yaprak seviyorum ben yaprak..
Kuru, yaş ayırmadan..

Sen ezmeyi seviyorsun,

Neye bastığına bakmadan

23/7/2007

Renkler

Turuncu renkli limanlarda tattım aşkı

Batmakta olan güneşin turuncusu

Ucu bucağı görünmez sulara bıraktım sevdamı

Olabildiğince dalgalı,göz alabildiğine mavi

 

Bembeyaz umutlarım oldu benim

Senin olmadığın kül rengi akşamlarımda

Bir gün gelirsin diye bekledim hep

Yapayalnız gecelerin lacivert koyuluğunda

 

Leylak rengi düşler gördüm

Her anında sadece senin olduğun

Sanki gerçekmiş gibi çok güzeldi

Açık yeşilin verdiği huzurla dolu

 

Sarıya çalan sözlerim vardı,iyimserliğin sarısına

Pozitifti her şey,çünkü sen vardın hayatımda

Gidişinle birden karardı ortalık

Simsiyah bulutların gölgesi altında

 

Kırmızı bir alev sardı benliğimi

Yokluğunun içime saldığı o ateşte

Geriye tanımadığım bir ben kaldı

Ruhumdan yükselen dumanın grisinde..

23/7/2007

Yaşayan Bir Ölünün Faaline Mektubu

Merhaba,Yine Ben..

 

Kapkara bir hayatın loş bir odasındayım bu gece.Tek ışık kaynağım sigaramın ucundaki kırmızı ateş.İçimdeki karanlıksa hayatımın karanlığından çok büyük aslında.Bu soğuk kalbi biraz olsun ısıtan,artık göremesem de derinliklerinde bir yerlerde hala senin olduğunu hissetmek..

 

Evet sen varsın..

 

Soğumuş kalbimde,

Kaybettiğim aklımda,

Unutamadığım geçmişimde,

Boş bir hayal olan geleceğimde..

 

Sen varsın..

 

Uykusuz gecelerimde

Güneşsiz gündüzlerimde

Çalan tüm aşk ve ayrılık şarkılarında

İçtiğim sigarada,

Yiyemediğim yemekte..

 

Kısacası her şeyde ve her yerde sen..

 

Bu nasıl bir şey biliyor musun? Dikenli bir tel kafese kapatılmış tavşanın ,kafesinin önüne bir havuç konulması gibi..O tavşan o havuca asla ulaşamayacak..Dahası her ulaşmaya çalıştığında bir yerleri kanayacak,yaralanacak..Ama ulaşamasa da o havucun orada olduğunu bilmek hep mutlu edecek onu.

 

İşte ben de tam burasındayım bu hikayenin..

 

Artık olmadığının,ve de hiç olmayacağının farkında olsam da,bir yerlerde nefes aldığını bilmek,mutlu olduğunu düşünmek bile yetiyor bana.Tüm karanlığımın en dibinde,tam ortada bir güneş beliriyor içimi ısıtan,aydınlatan gülümseyişinin hayaliyle..

 

Peki sen bu hikayenin neresindesin?

 

Hiçbir yerinde..

 

Çünkü aşk,artık sadece hayalinle..

23/7/2007

Aşk..

Kimilerinin birkaç kelime,birkaç cümleye sığdırmaya çalıştığı..Kimilerininse tarifinin mümkün olmadığına inandığı o müthiş duygu..

Ya da,aşk,bir tiyatro..

Bazen tek kişilik bir dram,bazense içindeki karakterlerin birbirlerini çok iyi tamamladığı,izlendiğinde keyif veren,kendinizi içinde hayal etmekten,bu oyunun bir parçası olduğunuzu hissetmekten büyük keyif aldığınız,iki kişilik muhteşem bir gösteri..

Peki ya,aşk,hayatın hareketliliğine gizlenmiş,herkes tarafından keşfedilemeyen,çoğu insanın,yürüme fırsatını hiç bulamadığı bir yol ise ? ?

Kimi zaman içinde kaybolup,yitip gidebileceğimiz bir zifiri karanlık,kimi zaman bir yıldızın ufak bir pırıltısının bile bize,tüm ince ayrıntılarını ihtişamlı bir şekilde sergileyebildiği bir yol..

Bazılarımızın,engellere,canımızı yakan dikenlere rağmen eşsiz güzellikteki güllerle kaplı,acıyı hazza dönüştürmeyi başaran,bu amaç için üzerinde ilerlemekten mutluluk duyduğu..Bazılarımızın bu engellere takılıp,bu sonlara yenilip bir an önce bu doğrultudan uzaklaşmak istedikleri..Bazılarımızın ise cesaretlerini bir türlü toplayamadıkları için asla görmek istemedikleri o yol..

Belki Aşık Veysel'in söylediği gibi uzun,ince..

Ya da kimbilir,Mahzuni Şerif'in dizesindeki gibi,yolun sonunu görebilecek kadar kısa..

Ya sizce ? ?

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı